Yaşam boyu öğrenme nedir? Güdülemenin öğrenmedeki rolü nedir? Dilerseniz bu konuya öğrenim ve eğitim arasındaki farkı irdeleyerek yeniden bakalım.
Bilindiği gibi eğitim, kişiyi belli bir konuda bilgi ve bilim dalında yetiştirme ve geliştirme olarak tanımlanır. Öğretim ise “herhangi bir meslek, sanat ya da iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışmalardır.” Bu iki kavram arasındaki temel farklılık; öğrenim deyince sadece iş, meslek ve sanat konuları ile sınırlı iken, eğitim bunların dışındaki konuları da kapsayarak, bizlere insan olmanın erdemi, birey olmanın gerekleri ve yurttaşlık bilincini vermeyi amaçlar. Yazının Devamını Okuyun »
Her gün, o güne kadar hiç yapmadığınız yeni bir şey yapınız.
Ekose etekli keklik ya da kuşkonmaz yiyiniz.
Başka eylemlerinizi kısıtlamayacak bir klüp, dernek, oda vb. kuruluşa üye olun.
Avcılar kulübüne üye olursanız hep “atmak” zorunda kalırsınız.
Tekdüze, değişmez alışkanlıklar veya zevkler sergilemekten vazgeçin.
Can çıkmadan huy çıkmaz sözü yöneticiler için söylenmemiştir. Yazının Devamını Okuyun »
Milli Eğitim Bakanlığı devletin (olması gereken) milli eğitim ve kültür politikası çerçevesinde eğitim ve öğretim işlerini yürütmeyi üslenir. Eğitim ve öğretimin en önemli aktörleri de öğretmenlerdir. Burada üç soru ortaya çıkıyor: 1. Devletin bir milli eğitim ve kültür politikası var mı? 2. Bakanlık yürütmede bu politikaya bağlı kalıyor mu? 3. En önemli eğitim ve öğretim aktörü nasıl yetiştiriliyor? Yabancı dil öğretimi ve yabancı dilde öğretim konusu başta olmak üzere eğitim ve öğretimle ilgili birçok konuda (bu arada dersler, müfredat ve kitaplar konusunda) yıllardan beri gördüğümüz manzara şudur: Yazının Devamını Okuyun »
Eğer bireylerin öğrenme sitillerinin ne olduğu belirlenirse, bireylerin nasıl öğrendiği ve nasıl bir öğretim tasarımı uygulanması gerektiği daha kolay bir şekilde anlaşılabilir1. Böylece öğretmen öncelikle kendisi için, sonra da öğrenci için buna uygun öğretim ortamları oluşturabilir. Öğrenme sitili araştırmaları 1940’lı yıllarda başlamış ve 1970’lerde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamıştır2. Guild’e göre eğitimcilerin yaygın olarak kullandığı üç farklı öğrenme sitili yaklaşımı vardır. Bunlardan birincisi; kişisel farkında olma görüşüdür. Bu aslında bütün öğrenme sitili kuramlarında dile getirilmektedir. Fakat Gregorc gibi bazı eğitimciler diğerlerinden daha fazla bir şekilde bunu vurgularlar. Yazının Devamını Okuyun »
“Beni çıldırtıyor. Hiç laftan anlamıyor.”, “Niçin bu evde kimse bana yardım etmiyor?”, “Kaç kere ayakkabılarını çıkarmadan içeri girme dedim sana?”, “Eşim çalışmamı istemediği için işten ayrılmak zorunda kaldım, ondan nefret ediyorum.”, “Bu kadınlara hiç yaranamazsın zaten, ne yapsam ona yetmiyor.”, “Kesin şu gürültüyü de maçı seyredeyim.”, “Bıktım senin dırdırından.”, “İstediğim gibi giyinip gidemiyorum, bu okuldan hoşlanmıyorum.”, “Çok çalışıp, bütün sorulara cevap verdiğim halde yine zayıf aldım, hep bu öğretmenin yüzünden.” “Neden hep onun istediği yere gidiyoruz, gitmeyeceğim artık.”, “İstediğim kadroyu bana vermediler, onlara göstereceğim.” Bu cümlelerin kimisi kadınların, kimisi erkeklerin kimisi de çocukların ağzından çıkmış, ama her birinin ortak bir yanı var: Öfke… Yazının Devamını Okuyun »