Kapat
Türkiye'nin En büyük Eğitim Platformu,Veli bilgilendirme sistemi
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünün Mesajları Tüm Konuları Okundu İşaretle
e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul
        
Kültür ve Sanat Kitaplar,resimler,hikayeler vb. tüm kültür etkinlikleri alanımız.
Geri git   e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul > GENEL KÜLTÜR > Kültür ve Sanat
Cevapla
Alt 31.08.08, 13:10   #1
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute
"İskender Pala"

[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


Sevmenin tabakaları, mahabbet, aşk ve dert olmak üzere üç derecedir:
- Mahabbet odur ki, mahbubunu görürse memnundur, görmezse kaydında değildir.
- Aşk odur ki, mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur.
- Dert odur ki, mahbubunu görürse de mahzundur, görmezse de mahzundur...

-Kitab-ı Aşk-


Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Çoook sonraları kalp göze diyecektir ki:
-Beni bu onulmaz derde iten sensin. Safayı sen sürdün, acıyı ben çektim. Nimet senin, zahmet benim oldu. Sen sevinirken, kaygılanan ben oldum. Bakışlarını arttırdıkça sen, dertlerimi çoğalttın benim. Zafere eren sen, hezimete uğrayan ben. Sen emirlerine itaat edilen hükümdar oldun, ben senin peşinde koşan tebaan. Sen emîr, ben esir. Melik iken memlük (kul) ettin beni.

Sonra devam eder:
-Ey göz! Sen ikisin, ben birim. İki kişinin bir ferde saldırıp onu öldürmesi zulüm değil de nedir?!.. Şimdi ağla o hâlde; ettiğin zulmün cezasını çek bakalım!..
Göz buna karşılık ayet-i kerime ile cevap verir:
-Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur'' (Hacc, 46).

-Gözgü-



[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]

Sana Can dedik, ey Can bezmi’nde canımıza düşen!..
Canım diyoruz şimdi tekil gözyaşlarımızdan içimiz yana kavrula. Yüz bin kere, milyon kere Canııım diyoruz. Hangi varlık değil ki Can’a muhtaç?

Yolunun belalarına ‘bela’ (evet)dedik, canımızdan yegan yegan yollar açtık yoluna. Bilmedik menzil uzak, azık noksanmış... Bilmedik, kervanlarımızı haramilermiş bozan, göç davulu, gulyabaniler elindeymiş. Bir lokma sevdasıyla Lokman’lara kıyıp nefis lokmalara adanmış nefslerini doyuran rehzenler sarmış çevremizi, bilmedik!

Nice canların canına okuyorlar şimdi, can cana vermeyelim diye. Can alıcı’nın korkusuyla canlarımızı şeytana verdiriyorlar bize, bilmedik! Can yongası ile imtihanlarımız canımızı yakıyor her daim, Efendim; yollarımıza avuç avuç diken dökülüp, imanlarımız kerpetenle sökülüyor bir bir..
Çaremiz Sen’sin, penahımız sen!.. Tut elimizden...

Sen Can’sın, Canım’ızsın. Canım diyoruz sana, yüz bin kere, milyon kere... Önü ardı olmaz canın; alt üst hep beden içindir. Canımız tam karşımızda. Ama karşımız neresi? Karşımızı göremiyoruz!..

İskender Pala
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Reklam alanlarımız
Alt 31.08.08, 13:11   #2
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute
Kalp

Sevgi Şifadır...

Derler ki: "Sevgi, ruhlar arasındaki benzeşmeden dolayı oluşan imtizac ve kaynaşmadan ibarettir. Nitekim bir suyu diğer bir suya karıştırınca birbirinden ayıklamak imkansızdır.
Bu nedenle iki şahıs arasındaki sevgi öyle bir noktaya varmaktadır ki, birisi diğerinin acısını duyar olur; onun haberi olmadan yakalandığı hastalığa yakalanır."

Rivayete göre adamın biri birden hastalanıvermiş. Arkadaşları ziyaretine gelince, kendisinde bir hafiflenme ve rahatlama görmüş ve nereden geldiklerini sormuş. "Falanca hastanın ziyaretinden." cevabını alınca da, "Acaba sözünü ettiğiniz kimse hasta mıydı?" demiş. "Evvet öyle, fakat iyileşmiştir." cevabı üzerine de, "Ben bu hastalığın nasıl, nereden geldiğini bir türlü anlayamamıştım. Ancak benim bir dostumun bu hastalığa yakalanışından bana sirayet eden bir hastalık olduğunu şimdi anladım. Yüce Mevla'nın kendisine şifa bahşettiğini duyunca ben de kendimi iyi hissetmeye başladım."

Ardından kağıt kalem isteyip dostuna şu şiiri yazmış:
Hiç şüphesiz ben sıtmaya yakalandım; fakat senin de yakalanışını hissetmemiştim; ta ki ziyaretçilerin, senin rahatsızlığından bana haber getirinceye dek.

Ben dedim ki, bende sıtmaya yakalanacak bir hal yoktur; senin yakalanışından bana sirayet eden sıtmadan başka.
Şimdi ben beklenmedik bir rahatsızlığa yakalanmış durumdayım. Allah sana afiyet verince, ben de şifa bulmuş olacağım.
Öylesine ki benliklerimiz iç içe karıştı; şimdi benim olduğum yerde sen, senin olduğun yerde ben varım.(1)"

Yukarıdaki satırlardan sevginin, aynı kaderi paylaşma olduğu anlaşılıyor. Öyle bir paylaşma ki iki tarafın kalbine huzur ve ferahlık getirsin; hastalıklara deva olsun. Çünki paylaşılmayan sevgi yalnızca bir dert ve acıdan ibarettir. Eğer eşit bölünmezse, gönlü, sevginin diğer yarısı olan dert istila eder. Bu yüzden tek taraflı sevgi acı; karşılıklı sevgi de sevinç verir.

Birbirini seven iki kişi arasında sevgileri derecesinde bir benzerlik vardır. Menfaatlerde, karakterde veya amaçlardaki benzerlikler gibi. Bunlardan en etkin olan sevgi karakterdeki benzerlik sonucu doğan sevgidir. Bunda karşılık beklenmez ve insan, sevgisini izhar için daima kendisinin ruh ve ulviyet yönünden benzerini, eşini arar ve ancak ruhun eşi ile sükunet bulur. Hani ayet-i kerimede buyurulduğu gibi: "Sizi bir tek nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan da eşini var etti (A'raf, 189)"

Sevenin ruhu sevilene meyilli yaratılmış olup kendisini ona yakın hisseder. Sevilen bu yakınlığı duymuyorsa eğer, arada sevgiyi perdeleyen maddî yahut manevî engeller var demektir. Engeller sevenin yüreğine, sevginin ikizi olan acı biçiminde yansır. Sevilenin bu sevgiye karşılık vermesi; ancak engellerin ortadan kalkmasıyla mümkündür ve o vakit, acı da birden bire sevgiye dönüşür. Diğer bir ifade ile sevgi eşit bölününce, acı alır başını gider. Kalpler karşılıklı aynı sevgi ile dolunca dert hafifler, sevinç çoğalır. Kulların rızkını paylaştıran Allah, sevgiyi de onlar arasında eşit paylaştırmıştır; çünki.

Seven iki kişiden birinin başına gelen, hastalık veya esenlik, diğerinin de başına gelmeyince aradaki gerçek sevgi anlaşılamaz, acı kendini gösterir. Hani eski bir şairin dediği gibi: "Rabbim! Şayet aramızdaki sevgiyi bölüştürmeyeceksen, bari onun yokluğuna da yanabilecek katı bir yürek nasip et bana."

Eğer sevgili hasta iken hasta olmuyorsak gerçek sevgiyi ve sevinci tadamayız.

Sevgilinin hastalığına ziyarete gidince hastalanan âşık, elbette sevgilisi ziyaretine gelince onu görür görmez iyileşecektir.

İ. Pala
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Alt 31.08.08, 13:14   #3
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute
Kalp

***Alem Bir Aşk İçin Yaratılmış***


''Yalnızca bir türlü aşk vardır ama görüntüleri binlerce türlüdür,'' der bir bilge.

Üç çeşidini söyleyelim biz:
Aşk beşerîdir; şakayla başlar, sorumluluk getirir. Gözden girer, gönülde yaşar. Surete meyledenler ziyandadır.

Aşk platoniktir; sohbetle başlar, zahmet getirir. Zihinden girer, gönülde yaşar. Sîretini süslemeyenler yol şaşırır.

Aşk ilahîdir; imanla başlar vahdete götürür. Gönülde doğar, gönülde yaşar. Sırrı saklamayanlar, başını verir.

Gönül ki, Allah'ın evidir, aşkın her çeşidine itibar eder. Bütün milimetrekarelerinde aynı sevgili olmayan bir gönül aşkı bilir mi acep?! Bir kuru yakınlaşmayı, ilgiyi aşk sanarak yaşanılan ömür adına vaveylâ ve va esefâ!... Bir Cemal'e kul, bir Ahmet'e köle, bir Leyla'ya deli ve bir ışığa pervane olmayanın aşkı mı vardır, ya aklı mı vardır ki!...

Âlem bir aşk için yaratılmış ve ''Aşk imiş her ne var âlemde!...''


(İskender Pala)
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Alt 31.08.08, 13:17   #4
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute
Thumbs up

Eylül işte; nâm-ı diğer, hüzün...


Eylül...

Fersude sonbaharların giriş kapısı...

İlk yaz rüzgârından alınmışbir hızla savrulan düşüncelerin,
hoyrat hayallerin ve avare zamanların yorgunluğu, kırgınlığı,
pejmürdeliği içinde yeniden derlenip toparlanması gereken hayatın rengi...

Ve yeniden başlamanın yorgun ritmini hatırlatan yağmurlar...
Bölük pörçük hatıralar, kırık dökük sevinçler...
Şiir kılığında gelen acı...


Eylül işte; nâm-ı diğer, hüzün...
Eylül...
Her şair için ayrı bir Leyla; kurşunî gelinlikler giyinip de gelen...
Dilemmaların çıldırtıcı sükunu bir yanda; ve bir yanda sislerin ve
buğuların ardından sökün edip yürümüş sancıların ilhamı...
Katar katar uzaklaşan kuşların kanatlarına yüklenen son arzular kadar umutsuz ve beklenesi...


Eylül işte; nâm-ı diğer, pişmanlık...
Bilmiyorum, siz bu yazıyı okurken yağmur yağıyor olacak mı?..
Belki yapraklar savruluyordur şimdi bulunduğunuz şehirde;
belki sular kararıyordur yavaş yavaş...
Altın kızılı bir gurubun soyunmuş dalında çifte kumruları seyrediyorsunuz belki de...
Bir sanatoryum bahçesinde gezinen uzun saçlı, zayıf ve genç iki kaderdaştır belki ikindiler ve yağmurlar...
Belki sizin kentin huzurludur akşamları, belki de alaca düşmüş gecenin bir yüzünde siyah tırnaklarını ruhunuza geçirmeye çalışan ifritler dolaşır...


Eylül işte; nâm-ı diğer melal...
Tenha yollar, aşınmış günler, hayata dar gelen arzular ve kanadı kırık kuşlar...
Tabiatın birden uyanıp gerçeği gören yüzü...
Kıymeti bilinmeyen lezzetin çamurlara bulaşmış sarı bir acılık tarafından istilasına karşı şaşkınlık...
Acıların beyhude, sevinçlerin zavallı, mutlulukların fanî olduğunu anlamanın dehşeti...


Eylül işte; nâm-ı diğer, ölümün rengi...
Eylül...
Yaşanmamış mevsimlerin en gerçeği...

Uçuk benizli koşuşturmacalar, yeniden kurulan defter kitap pazarı...

Eski okul çantasına kalem yerine ancak gözyaşını koyarak okula giden minik adımlar...

Yoksul mahallelerde gitgide çamurlanacak karanlık sokaklar...

Camlara mıhlanıp 70 yıllık muhteşem bir sükût ile yolları seyreden kırçıl hatıralar...

Ciğer paresini okula eksik kitapla gönderen annenin yüreğindeki çizik...

Para etse canını da verir ama...


Eylül işte; nâm-ı diğer, acının mührü*...


*İskender PALA*
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Alt 31.08.08, 13:19   #5
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute

Eskiler "Ah mine'l-Aşk" yani "Ah aşkın elinden!..." demişler.

Galiba biz de "Ah Bine'l-Aşk " yani "Ah aşka ulaşmak!..." demeliyiz.


İSKENDER PALA
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Alt 31.08.08, 13:21   #6
erguvan
Super Moderator
 
erguvan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 734
Mesajlar : 1.209
Meslek : Öğretmen Adayı
İtibar
Tecrübe Puanı : 163
Rep Puanı : 16010
Rep Derecesi
erguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond reputeerguvan has a reputation beyond repute
AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ
Yıllara geçiyordu... İskender Pala


DOĞDU
08.06.1958, UŞAK


OKUDU
Cumhuriyet İlkokulu, 1969 (Uşak)
Kütahya Lisesi, 1975 (Kütahya)
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü,
Lisans, 1979 (İstanbul) Tez: Câmiu'n-Nezâir -Transkripsiyonlu metin-
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Ens., Eski Türk Edebiyatı A.B.D.
Doktora, 1983 (İstanbul) Tez : Aşkî, Hayatı, Edebî Şahsiyeti ve Divânı
YÖK, Üniversitelerarası Kurul, Eski Türk Edebiyatı ABD,
Doçent, 1993 (İstanbul Üniversitesi) Profesör, 1998 (İ. Kültür Üniversitesi)


ÇALIŞTI
1979-1982 İ.Ü.Edebiyat Fakültesi Türkoloji Seminer Ktp. memuru
1982-1984 Deniz Kuvvetleri K.lığı Deniz Lisesi Komutanlığı'nda teğmen
1984-1986 Üsteğmen
1986-1987 Boğaziçi Üni'de part-time Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi
1987-1994 Yüzbaşı, Dz.K.K.lığı Tarihi Deniz Arşivi kuruluş ve faaliyetleri
1994-l996 Tarihi Deniz Arşiv Araştırmaları ve Dz.K.K.lığı yayın faaliyetlerinin yürütülmesi
1996-1997 Öğretim yılı, MSÜ Fen-Edebiyat Fak. Eski Türk Edebiyatı öğretim üyesi ve İSAM redakte kurulu üyeliği
1997 Öğretim yılı İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesi


ÖDÜLLENDİRİLDİ
Türkiye Yazarlar Birliği dil ödülü, 1989 (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü)
AKDTYK Türk Dil Kurumu ödülü, 1990 (Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü)
Türkiye Yazarlar Birliği inceleme ödülü, 1996 (Şairlerin Dilinden)
Aydınlar Ocağı Kayseri Şb. Yılın Edebiyat Adamı ödülü, 2001
YTB Uşak Halk Kahramanı ödülü, 2001


YAZDI
Ortaokul ve liseler için Türkçe ve Edebiyat ders kitapları (1990-1997)
Osmanlı Deniz tarihiyle ilgili çeviri ve araştırma kitapları (1991-1996)
Divan edebiyatının halk kitlelerince anlaşılabilmesi için edebiyat ve sanat dergilerine yönelik vulgarize denemeler, hikayeler, fıkralar (1982 >)
Kültür, sanat, edebiyat içerikli gazete yazıları (Zaman, 1993 >)


KONUŞTU
Osmanlı Şiir Okumaları, Divan Şiiri Seminerleri adlı halka açık seminerler (1994 >)


DERS VERDİ
İstanbul Kültür Üniversitesi'nde öğretim üyesi (1997 >)


BABA OLDU
Hilye Banu (1982)
Elif Dilasa (1986)
Alperen Ahmet (1992)
_________________________
[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]


[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]





[Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]
erguvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Cevapla

Tags
divan, edebiyati, eski, iskender, pala, palaquot, quotiskender, turk, İskender pala

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodları Kapalı
Gitmek İstediğiniz Klasörü Seçin

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
İki Dirhem Bir Çekirdek (İskender Pala) e_okul Önemsiz 2 04.03.09 04:00
Maden Suyu Hakkında "Doğru" Bildiğiniz "Yanlışlar" gülçinmat İlginç Bilgiler Arşivi 0 16.11.08 21:11
"Bizim Mucitler" Yarışması'na katılan ODTÜ mezunu yazılım mühendisileri "canlı kitap" Admin Güncel Eğitim Haberleri 0 10.05.08 10:30
Eğitim Hakkı Platformu "www.af2008.org", "Üniversitelerden İlişikleri Kesilmiş Öğrenc Admin Güncel Eğitim Haberleri 0 07.05.08 12:40
"Persona" ve "Mandala" Admin Dünya 0 05.05.08 13:40


Tüm Saatler GMT +3. Saat: 15:30 .




5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır.
Durdurulmadığı takdirde savcılığa başvurabilir. Eğer ihlal edilen bir durum söz konusu ise matematikcafe.net[at]gmail.com adresinden bize ulaşınız.

Haber Arapça Dersleri E-Okul matematik
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Bu Forum Lisanslı Bir vBulletin Forumudur Kopyalanamaz Ya Da Çalınamaz
Design By MostSpeeD Şanlıurfa
Forum SEO by Zoints