Kapat
Türkiye'nin En büyük Eğitim Platformu,Veli bilgilendirme sistemi
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünün Mesajları Tüm Konuları Okundu İşaretle
e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul
        
Geri git   e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul > EĞİTİM DÖKÜMANLARI > Ödev Arşivi > Din Kültürü
Cevapla
Alt 28.08.08, 13:16   #1
egitim
VIP Üye
Üyelik Tarihi : Aug 2008
Konular : 13
Mesajlar : 13
Meslek : öğrenci
İtibar
Tecrübe Puanı : 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
egitim is on a distinguished road
Standart İslamiyette Birlikte Yaşama Kültürü

İçinde yaşadığımız dünyada insanlık olarak iki temel problem alanıyla karşı karşıyayız. Bunlardan birisi, dünya genelinde insanlığın geleceğini tehdit eden açlık, fakirlik, işsizlik, fırsat eşitsizliği, ahlaki çöküntü, inançsızlık, zulüm, yetersiz sağlık koşulları, eğitim ve hukuk alanında karşılaşılan sorunlar, baskıcı yönetimler, sivilleşememe, tarihî ve kültürel değerlerin yok edilmesi ve benzeri problemlerdir. En az bunlar kadar önemli olan ve bunlarla yakından ilişkili olan bir diğer problem alanı ise insanlar arasındaki diyalog, hoşgörü ve tolerans eksikliği, farklılıklara karşı tahammülsüzlük ve farklılıklarla barış içinde bir arada yaşama konusunda yaşanan sorunlardır. Bu sorunlar yalnızca bir yöreyi, bölgeyi ya da halkı değil küresel anlamda bütün insanları şu ya da bu şekilde ilgilendirmektedir.

Kimi araştırıcılara göre “halkı, kültürü ve toplumu etkileyecek olan dünya çapında geçerli değerler düzeni oluşturma süreci” olarak gözüken “yeni bir süper-etos durumu”[1] yansıtan, kimilerine göre ise basitçe, hem sosyo-kültürel yoğunluğun artmasını hem de hızla gelişen bilinçlilik ile “dünyanın sıkışması” halini ifade eden[2] küreselleşme sürecinde gittikçe sıkışan ve küçülen dünya içinde yaşamaktayız. Bu süreçte, insanları kuşatan toplumsal kaos, sosyal adaletsizlik, açlık, fakirlik, kötü beslenme, şiddet, suç, terör, yolsuzluk, eğitimsizlik ve inanç noksanlığı gibi sorunlar küresel olarak yalnızca bu sorunlardan muzdarip olanları değil, hemen her toplumu ilgilendiren hususlar olarak görülmekte ve bu sorunların üstesinden gelebilecek toplumlararası/uluslar arası kalıcı çözüm yolları aranmaktadır.

Gerek ulusal gerekse uluslar arası düzlemde atılacak sosyo-politik ve ekonomik adımların yanı sıra insanlığın sahip olduğu dinî, kültürel ve tarihî mirasın, insanlığı tehdit eden bu sorunların çözümüne yapacakları katkı oldukça önemlidir. Özellikle dinî geleneklerin, insanlığın karşı karşıya olduğu bu sorunlarla ilgili söyleyeceği çok sözü vardır. Zira inanç ve ibadet esasları yanında adalet ilkesinin vurgulanması, zulüm ve haksızlığa karşı çıkılması, insanın can, mal ve ırzının kutsal kabul edilmesi gibi hususlar, bilinen bütün inanç sistemlerinin özellikle de evrensel dinlerin temel öğretileri arasında yer almaktadır.

Dinin insana yönelik amacı, temelde iki ana noktada özetlenebilir. Bunlardan ilki, dinin insana kurtuluş ve hakikat sunmasıdır. Kurtuluş ve hakikati nasıl ifade ederse etsin, bütün dinler insanı kurtarma iddiasını taşırlar. Bu doğrultuda dinin inanç ve ibadet sistemi insana sunulan bir kurtuluş reçetesidir.

İkincisi ise, dinin insanın huzur ve mutluluğunu hedeflemesi ve insana mutluluk yolunu göstermesidir. Bu amaçla dinler, insanın mutluğunun vazgeçilmez değerleri olarak gördükleri adalet, doğruluk, dürüstlük, güven, itimat, yardımlaşma, kötülükten uzak durma ve sevgi gibi nitelikleri insan hayatında egemen kılmayı hedefler. Bu amaçları taşıyan farklı inanç sistemlerine inanan insanlar, insanlığın huzurunu ve geleceğini tehdit eden her türlü olumsuzluklar karşısında güç birliği etmek zorundadır. Çünkü biliyoruz ki bir kesimin kendi inanç ve ifade özgürlüklerini korumasının yolu ötekilerin hayat ve inanç alanlarına saygı göstermekten geçmektedir.

Kültürel ve tarihsel alanda insanlığın sahip olduğu zengin miras da insanlığa sunduğu zengin tecrübe birikimiyle sorunların üstesinden gelmede kullanılması gereken önemli bir unsurdur. Bu bağlamda ifade etmek gerekirse, dünya genelinde Anadolu’nun eşsiz bir yeri ve işlevi vardır. Anadolu, geçmişten günümüze binlerce yıllık tarihinde insanlığın farklı tecrübelerini, geleneklerini, değer ve anlayışlarını bağrında barındıran ve bunları nesilden nesle aktaran, adeta insanlığın kültür tarihiyle özdeş bir tarihî mirasa sahip olan bir bölgeyi ifade etmektedir.

Anadolu, üç alanda, (i) günümüze kadar taşıdığı zengin arkeolojik ve tarihî materyal ile, (ii) tarih boyu farklı inanç ve değerleri bir arada yaşatması ve koruması ile (iii) ve günümüzde farklı geleneklerin, anlayışların, yaşam biçimlerinin ve farklı inanç mensubu kişilerin bir arada barış ve huzur içinde yaşamaları ile sağlanan “farklılıklarla birlikte yaşama” kültürünün tesis edilmesine yaptığı eşsiz katkı ile geçmişten günümüze bir köprü işlevini üstlenmektedir.

Bir ucundan diğerine adeta açık bir hava müzesi görünümünde olan Anadolu, tarihin çeşitli dönemlerine ait sayısız arkeolojik materyali ve tarihî değeri insanlığa sunmaktadır. Bu kültürel mirasın yok olmadan ya da yok edilmeden günümüze kadar korunmuş olması tarih boyu Anadolu insanının özverili anlayış ve tavrının ürünüdür. Anadolu insanı, tarihî mirası yok etmek yerine korumayı tercih etmiş; önceki tarihî dönemlere ait yapı ve kalıntıları, kendi ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirmek suretiyle bunların işlevselliklerini sürdürme yoluna gitmiştir. Böylelikle doğusundan batısına Anadolu’da, çeşitli din ve geleneklere ait tapınaklar, yapılar, araç ve gereçler, bazen farklı bağlamda kullanılsa da varlıklarını günümüze kadar sürdürebilmiştir.

Antik dönemden günümüze Anadolu, Hitit ve Sümer uygarlıklarının, Roma ve Bizans döneminin, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin ve nihayet Cumhuriyet dönemi kültürel kazanımlarının yaşandığı bir yöre olmuştur. Bütün bu kültürel miras, biri diğerini tamamen yok etmeden, ancak birbirlerinin tecrübelerinden yararlanmak ve olumlu getirilerini devam ettirmek suretiyle günümüze kadar taşınmıştır. Bu yönüyle Anadolu yalnızca coğrafi olarak Asya’yı Avrupa’ya ya da doğuyu batıya bağlayan değil, geçmişi günümüzle buluşturan doğu düşüncesini batıyla tanıştıran bir anlam ifade etmektedir.

Anadolu başta İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik olmak üzere farklı din ve inanışları da tarih boyu bir arada yaşatan ve birçok inanç sistemine beşiklik eden yapısıyla dikkati çekmektedir. Yoğun göç ve ihtida hadiselerinin yaşandığı 10. ve 11. yüzyıllar sonrasında Anadolu halklarının hızla Müslüman olması dönemi sonrasında bile Anadolu’da öteden beri yaşamakta olan Hıristiyanlık, Yahudilik ve benzeri dinlere karşı asimilasyon ve yok etme politikaları izlenmemiş, aksine, örneğin Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi sonrasında yürürlüğe koyduğu uygulamalarında görüldüğü gibi, çoğunluğun inancının dışında olan farklı inanç sistemlerinin ve cemaatlerin korunması ve varlığını devam ettirmesinin uygun şartları oluşturulmaya çalışılmıştır. Anadolu’da inanç sistemlerine sağlanan bu özgürlük ortamı nedeniyledir ki yalnızca Anadolu’nun yerli halkları değil Anadolu dışında yaşayan ve kendisini baskı altında hisseden çeşitli dinî gruplar da tarihte zaman zaman topluca Anadolu’ya göç edip sığınmak durumunda olmuşlardır. 15. yüzyıl sonlarında başta İspanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinden göç ederek Anadolu’ya sığınan Yahudiler buna iyi bir örnek oluşturmaktadır.

Anadolu, bağrında barındırdığı farklı kimliklerin birbirleriyle barış ve hoşgörü ortamında bir arada yaşamaları açısından da dikkat çekici bir özellik arzetmektedir. Batı toplumları, genellikle sömürge dönemlerinin bir uzantısı olarak son birkaç yüzyılda çok kültürlülük tecrübesine sahip olmuş ise de, tarih boyu alışık oldukları yaşam biçiminin yerine çok kültürlülüğün getirdiği yeni durumlara adapte olmada ciddi sorunlar da yaşamıştır ve hâlâ yer yer bu sorunlar devam etmektedir. Oysa Anadolu, binlerce yıldır bağrında barındırdığı farklı kültürel ve dinî geleneklerle çok kültürlülüğü tarih boyunca tecrübe etmiş ve sorunsuz bir şekilde sürdürmüştür.

Şüphesiz Anadolu’daki bu tablonun oluşmasında İslam dininin insana ve barış içinde birlikte yaşamaya verdiği değer, müslümanlara kazandırdığı öz güven ve diğer din mensuplarına tanıdığı geniş özgürlük baskın bir paya sahiptir. Son yarım yüzyılda Ortadoğu’da barış adına dökülen kan ve gözyaşını, insan hakları adıyla hiçe sayılan insanlık onurlarını, terörün dinî zemine kaydırılması çabalarını gördükçe insanlık olarak Anadolu’nun sahip olduğu bu tecrübeye ayrı bir tahassür duymaktayız. Bu tecrübe çokca sözünü ettiğimiz fakat bir türlü fiiliyata dökemediğimiz yüksek insani değerlerin yaşanmış örneği olarak hayli anlamıdır. Bunun için de Anadolu’nun tarihî ve halihazır birikimi başkasını kendimize benzetmeye çalışmadan barış içinde birlikte yaşama, insana sırf insan olduğu için değer verebilme, farklılıkları zenginlik kaynağı ve iyilikte yarışma sebebi olarak görebilme anlayışının tesis edilmesinde dünya için iyi bir örnek olarak değerlendirilmelidir.
_________________________
http://www.e-okul.biz
egitim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Reklam alanlarımız
Cevapla

Tags
birlikte, islamiyette, kulturu, yasama, yaşama, İslamiyette

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodları Kapalı
Gitmek İstediğiniz Klasörü Seçin

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
örgüt Kültürü-sunu e_okul Örgüt Psikolojisi 2 12.10.08 04:06
DİN KÜLTÜRÜ GÜNLÜK PLAN CAHIT6 Planlar-Zümreler 0 03.10.08 23:12
İslamiyette Birlikte Yaşama Kültürü egitim Din Kültürü 0 28.08.08 13:11
Lütfen yaşama sarıl Lorin Admin Gündem 0 06.04.08 02:41
Din dersi ile din kültürü ayrılıyor Admin Gündem 0 29.02.08 06:45


Tüm Saatler GMT +3. Saat: 06:18 .




5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır.
Durdurulmadığı takdirde savcılığa başvurabilir. Eğer ihlal edilen bir durum söz konusu ise matematikcafe.net[at]gmail.com adresinden bize ulaşınız.

Haber Arapça Dersleri E-Okul matematik
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Bu Forum Lisanslı Bir vBulletin Forumudur Kopyalanamaz Ya Da Çalınamaz
Design By MostSpeeD Şanlıurfa
Forum SEO by Zoints