Kapat
Türkiye'nin En büyük Eğitim Platformu,Veli bilgilendirme sistemi
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünün Mesajları Tüm Konuları Okundu İşaretle
e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul
        
Geri git   e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi - Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders. Okul > EĞİTİM YÖNETİMİ ve DENETİMİ BÖLÜMÜ DÖKÜMAN ARŞİVİ > Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bölümü Öğrencileri > Türk Eğitim Sistemi ve İşleyişi
Cevapla
Alt 16.11.08, 00:59   #1
karayel63
VIP Üye
Üyelik Tarihi : Nov 2008
Konular : 5
Mesajlar : 5
Meslek : ÖĞRENTMEN
İtibar
Tecrübe Puanı : 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi
karayel63 is on a distinguished road
Soru MEB ÖNEMİ

GİRİŞ


Türk Eğitim tarihinde [Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]la ilgili olarak belirgin ve somut gelişmelere rastlamamaktadır. Özellikle Türklerin Tanzimat dönemine kadar özel okulların açılması ve işletilmesi ile ilgili çalışma yapmamışlardır. Daha sonra çıkarılan yasalar ve uygulamalarla Türkler ancak 19. yy. ’den sonraki dönemde birtakım girişimlerde bulunmuşlardır.

Bu okullarda öğretilen yabancı dil ise tarihsel gelişim süreç içerisinde birtakım değişiklikler göstermektedir. Önceleri sadece dini amaçla kullanılan yabancı dil öğretimi daha sonra günün koşullarına ayak uydurma amacıyla önem kazanmıştır. Gerek siyasi gerekse ekonomik ve ticari ilişkileri devam ettirebilmek için öğretilen yabancı diller çeşitlilik göstermeye başlamıştır.

Günümüzde Türkiye’de kurulan özel okullar ve bu okullarda verilen yabancı dil öğretimi ile ilgili bilgi vermek için hem özel okulların hem de yabancı dil öğretiminin tarihi gelişimine kısaca göz atılmalıdır. Tarihsel gelişim günümüzdeki özel okullara ve yabancı dil öğretimine ışık tutacaktır.

Tarihsel süreçteki gelişmeler birkaç bölüme ayrılarak incelenmiştir: Cumhuriyet öncesi dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma devrinde çeşitlilik gösteren ve geniş haklardan yararlanan azınlıkların açtığı özel okullar ve o millete ait dillerle yapılan bir eğitim ve öğretim göze çarpmaktadır.

Cumhuriyet döneminde ise açılmış olan özel okullar kapanmamış ancak yenilerinin açılmasına izin de verilmemiştir. Daha sonra gerçekleştirilen kanunlara göre düzenlenmiştir.

Günümüzde ise Avrupa Konseyi oluşturularak yabancı dil öğretimiyle ilgili yeni plan ve projeler ortaya atılmıştır. Türkiye ise bu plan ve projelere kendi içerisinde ve diğer devletlerle işbirliği kurarak ayak uydurmaya çalışmaktadır.
CUMHURİYET ÖNCESİ DÖNEM : (1299 – 1923)

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk zamanlarında yapılan yabancı dil öğretimi ancak İslam’a davet aracı olarak kullanıldığından gerçekleşebilmektedir. Bu sebeple batı dilleri hemen hemen hiç gelişmemiştir. Bu sorun ilk olarak yapılan fetihlerden sonra ortaya çıkmıştır. Çünkü fethedilen yerlerde Yunanca, Sırpça, Bulgarca, Romence ve ticaret dolayısıyla İtalyanca konuşulmaktadır. Devlet en büyük sıkıntıyı yabancı bir devletin elçi görüşme için geldiğinde veya başka bir devletle anlaşma imzalamak durumunda kaldığında çekmektedir. Osmanlı kendi elçilerini yurt dışına gönderdiğinde sorun daha da büyümektedir([Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Üye Olmalısınız. e-Okul.biz Üyesi Olmak İçin Tıklayınız...]).

Osmanlı İmparatorluğu’nda 18. yy ikinci yarısından itibaren reformlar yapılmaya başlanmıştır. Yabancı dil öğretiminin okul programlarına girmesi de ilk kez bu yılda gerçekleşmiştir ve öğretilen ilk batılı dil Fransızca olmuştur.

Zamanla İstanbul’da öğretilen Fransızca’nın yetersizliği anlaşılmış ve daha iyi dil öğrenilmesi amacıyla gençlerin Fransa’da okutulması için 1839 yılında ilk adımlar atılmıştır. Bunun üzerine o zamana kadar denenmemiş bir yola başvurulmuştur. Seçilen yetenekli gençler Fransa’ya gönderilmiştir. Ancak dil öğrenmeleri için gönderilen gençlerin orada yeterince kontrol edilmemesi istenilen neticeyi vermemiştir. Bu gençlerden bir çok fire verilmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yabancı dil yanında aynı zamanda Avrupa’yı çok iyi bilen kadrolara duyulan şiddetli ihtiyaç üzerine bu kez bizzat Paris’te bir Osmanlı okulu kurulması kararlaştırılmıştır. Böylece gönderilen gençler bu okulda disiplinli bir şekilde toplu halde tutularak eğitim alacaklarına inanılmıştır. Bu amaçla 5’i Hariciye Nezareti’nden olmak üzere çeşitli kurumlardan seçilen 36 genç Fransa’ya gönderilmiştir. Bu denemenin de istenen sonucu vermediği saptanmış ve Paris’teki okul da kapanmıştır.

Yabancı dile duyulan ihtiyaç devletin daha farklı çözüm yolları aramaya bırakmıştır.

Yapılan reformlar aynı zamanda özel okulların temelini de atmaya başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda öğrenimi ve öğretiminin gelişmesi açısından Tanzimat Fermanı’nın etkisi oldukça büyüktür çünkü Tanzimat Fermanı’ndan sonra orta dereceli okulların programına yabancı dil girmiştir. Reformlar verilen ayrıcalıkların da yolunu açmıştır. Bu sayede azınlıklara fazla haklar verilmiş ve özgürlükleri genişletilmiştir. Bunun en açık örneği Islahat Fermanı’dır:

“Osmanlı tabasına dahil olan herkes mekteplerin yönetmeliği dışına çıkmamak suretiyle gerek yaşça ve gerek yapılan kabul imtihanı sonucunda gereken şartları haiz oldukları takdirde cümlesi birbirinden ayrılmaksızın Osmanlı Devleti’nde açık bulunan tedrisat yapan askeri ve sivil mekteplere alınmaları İrade-i Padişahı iktizasıdır. Bundan başka bir cemaat , maarif ve harf ve sanayie dair milletçe mektepler yapmaya izinlidir. Fakat bu çeşit mekatib-i umumiyye’nin ders verme şeklini ve muallimlerini seçme işi, üyeleri padişah tarafından seçilmiş Türk ve ekalliyet bilginlerinden karma bir meclis-i Maarifin nezaret ve teftişi altında olacaktır.”

ifadeleriyle eğitimin Devletin resmi metnine girmesiyle(Koçer, 1970: 62) azınlıklarla açılacak olan özel okullarla ilgili olarak bazı esasların getirildiği görülmektedir.

Bilahare Maarif-i Umumiyye Nezaretini kuruluşunu müteakip eğitim sistemi içerisinde özel okulların yeri de belirginleşmeye başlamıştır.

Yapılan reformlar her ne kadar ileriye ve gelişmeye yönelik yapılmak istense de zaman içerisinde karşılaşılan sorunlar devletin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olmuştur.

İlk açılan okullar yabancılar tarafından gerçekleşmiştir ve çok iyi düzeyde yabancı dil eğitimi verilmeye çalışılmıştır. Verdikleri eğitimin kalitesi de yüksektir. Ancak bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin nerdeyse tamamı devletin Müslüman olmayan tabasından öğrencilerdir. Müslüman halk değişik nedenlerle çocuklarını bu okullara göndermek istememiştir. Hatta Sultan II. Abdülhamid Robert Kolej’de Müslüman çocukların okumasını yasaklamıştır. Bu kararın alınmasındaki en büyük neden ise okulun misyonerler tarafından açılmış olmasıdır. Bu okullarda okuyan öğrencilerin arasına Müslüman öğrencilerin de girmesi ancak 19. yüzyılın sonlarında gerçekleşebilmiştir. Yabancıların açtıkları bu orta dereceli okullarda çok iyi yabancı dil öğretilmesine rağmen devletin açtığı yüksek okullarda istenilen başarıya ulaşılamamıştır. Yabancı dilin daha erken yaşta öğretilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu yüzden ciddi manada yabancı dille öğretimin yapılacağı orta dereceli bir devlet okulunun açılması düşünülmüştür.

Yabancı dil öğretimi için uygulanan denemelerin başarısızlığı üzerine özellikle İstanbul’da hem iyi düzeyde yabancı dil öğretecek hem de devletin sivil kadro ihtiyacını karşılayacak iyi düzeyde bir okul açılması için çalışmalar başlanmıştır. Fransa hükümetini yardımını sağlamak amacıyla bu ülke ile 1867’de görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler 1868’de neticeye bağlanmış bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu için devlet adamları yetiştiren “Enderun Mektebi” aynı amaçla daha modernleştirilerek “Galatasaray Sultanisi” adıyla 1868’de Fransızca olarak eğitime başlamıştır. Galatasaray’da modern manada Fransızca eğitimi yapılmaktaydı. Fransız hocaların da görev aldığı bu okul kısa zamanda verdiği yabancı dil eğitiminin kalitesiyle kendisini Avrupa’ya kabul ettirmiştir. Bu okuldan mezun olanlar mükemmel derecede Fransızca bilmekteydi. Sonraki yıllarda okul programına seçmeli olarak Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Rumca, Bulgarca, İngilizce, İtalyanca, Almanca dersleri konmuştur. 1 Eylül 1868’de açılan Galatasaray Sultanisi Türkiye’de yabancı dil öğretimi açısından bir dönüm noktası olmuştur. Bu lisenin diğer bir özelliği ise orta öğretim düzeyinde yabancı dille öğretim yapan ilk devlet okulu olmasıdır. Bu okulda Müslüman ve gayrimüslim öğrenciler beraber eğitim görmüşlerdir. Devlet eliyle yürütülen orta dereceli okulların tümünde ise yabancı dil ilk kez 1869’da okul programına girmiştir(Demirel, 2003: 7).

1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nin 1. maddesinde okullar iki kısma ayrılmıştır. Bunlardan birincisi “Mekatib-i Umumiye”, ikincisi ise “Mekatib-i Hususiye” (özel okul) olarak adlandırılmıştır. Madde metninde özel okullarla ilgili olarak “yalnız nezareti devlete ve tesis ve idaresi efrad veyahut cemaate aittir.” denilmek suretiyle, özel okullarla ilgili genel prensipler konmuştur. Nizamnamenin 129. ve 130. maddeleriyle de Türk olsun olmasın Osmanlı tebaasının ve yabancıların özel okul açmaları ile ilgili hususlar düzenlenmiştir(Koçer, 1970: 115).

1876 Kanuni Esasisi’nde özel okullara yer verilerek bir nevi azınlık ve yabancıların tekelinde bulunan özel okul açma işinde Türklerin de aktif olarak rol almaları teşvik edilmiş olmaktadır. Aynı zamanda 15. maddesindeki “Emr-i tedris serbesttir.” Hükmüyle öğretim özgürlüğü ilkesi getirmiştir(Akyüz, 1982: 154).

Tanzimat devrinde azınlık ve özel yabancı liselerin açılmasına karşın Türkler de 1864 yılında ilk özel Türk okulunu açma girişimlerine başlamışlardır. İstanbul’un ilk özel lisesi olan Darüşşafaka, bugün adını Türk Okutma Kurumu’na çevirmiş olan Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye tarafından açılmış ve 15 Haziran 1873 yılında derslere başlamıştır. Önceleri öksüz ve kimsesiz Türk-İslam çocuklarını toplayıp okutmak için böyle bir okulun açılması fikri, giderek kuvvet kazanmış ve kısa zamanda bir öğretim kurumu olarak başarılı bir hizmet vermiştir. Özellikle o dönemde matematik ve fen dersleriyle Fransızca derslerinde diğer İdadi ve Sultanilerden daha kuvvetli mezun vermekle şöhret kazanmıştır(Demircan, 1988: 91).

Özel okullarda yabancı dil öğretimi orta dereceli okulların tümüne yayılmıştır ve yabancı dil öğretimi açısından ilerleme kaydedilmiştir ancak bu gelişmeler her ne kadar kontrol altına alınmak istense de yabancı özel okullara verilen ayrıcalıklar engel olmuştur.

Kurtuluş Savaşı döneminde azınlık ve yabancı okullar haricinde Türk özel okullarında bir gelişme görülmemiştir. Ancak bu dönemde Anadolu’da çeşitli maksatlarla açılmış bulunan ve faaliyet gösteren çok sayıda Rum okulunun bulunduğu bilinmektedir(Akyüz, 1982: 179).Dönemde yabancı okullar da gelişme ve yayılmalarını devam ettirmişlerdir(Akyüz, 1982: 203).
_________________________
http://www.e-okul.biz
karayel63 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı İle Cevapla
Cep Telefonu Sitemiz
Reklam alanlarımız
Cevapla

Tags
meb, Önemİ

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodları Kapalı
Gitmek İstediğiniz Klasörü Seçin

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
MEBİN ÖNEMİ [2],Eğitimin Önemi Artarak Sürecektir karayel63 Türk Eğitim Sistemi ve İşleyişi 0 16.11.08 01:01
ÇANAKKALE ZAFERİNİN ÖNEMİ VE SONUÇLARI ikaramaz Tarih ve İnkılap Tarihi 0 11.11.08 21:34


Tüm Saatler GMT +3. Saat: 07:30 .




5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır.
Durdurulmadığı takdirde savcılığa başvurabilir. Eğer ihlal edilen bir durum söz konusu ise matematikcafe.net[at]gmail.com adresinden bize ulaşınız.

Haber Arapça Dersleri E-Okul matematik
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Bu Forum Lisanslı Bir vBulletin Forumudur Kopyalanamaz Ya Da Çalınamaz
Design By MostSpeeD Şanlıurfa
Forum SEO by Zoints